Kıbrıs’ın matbaacılık tarihi, adanın kültürel ve sosyal yapısını önemli ölçüde etkilemiştir. Ahmet An, bu tarihçeye ışık tutan eseri “Kıbrıs Türk Matbaacılık Tarihi” ile bu süreci incelemektedir. Matbaanın Kıbrıs’a gelişi, Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerine denk gelmekte ve İngiliz dönemine geçişle birlikte önemli bir dönüşüm sürecini başlatmaktadır.
Matbaanın Ada Üzerindeki Etkileri
Kıbrıs’ta matbaanın kurulmasında ilk adımlar, Mısır üzerinden atılmıştır. Osmanlı döneminde, el yazması eserlerin yaygın olduğu yıllarda matbaanın varlığı çok azdı. An, bu sürecin 300-400 yıl kadar uzun bir bekleyişin ardından gerçekleştiğini belirtmektedir. Matbaanın gelişimi ile, özellikle gazetelerin yaygınlaşması, bilginin halk arasında yayılması açısından büyük bir fırsat sunmuştur. Bu noktada, ada halkı için matbaa sadece gazeteciliği değil, aynı zamanda kitap ve dergi gibi diğer yayım türlerini de içine alarak gelişimini sürdürmüştür.
Latin Harflerine Geçiş Süreci
Kıbrıs Türklerinin matbaa ile olan ilişkisi, özellikle Latin alfabesinin kullanımıyla önemli bir dönüm noktasına ulaşmıştır. An’a göre, eski Türk harfleriyle okuma zorlaşmakta ve eğitim imkanları sınırlıydı. Ancak İngiliz yönetimi altındaki okullaşma oranının artması, halkın eğitimi ile birlikte matbaanın da gelişmesine zemin hazırlamıştır. İlk aşamalarda Latin harflerinin kullanımı, daha çok gazetelerin başlıklarında başlamış, zamanla tüm metinlerde kullanılmaya başlanmıştır. An, 1928’de Türkiye’de Latin harflerine geçişin ardından, Kıbrıs’ta da 1929-30 yıllarında bu geçişin yaygınlaştığını ifade etmektedir.
Yine matbaaların, sadece gazete yayımlamakla kalmayarak, çeşitli yan ürünler de ürettiği ve bu yolla bir gelir elde ettikleri anlaşılmaktadır. Ahmet An, özellikle Dr. Hafız Cemal’in, halkı bilgilendirmek adına broşürler hazırladığını, bunun yanı sıra çeşitli yayınlar yaptığını da vurgulamaktadır. Bu bağlamda, İngiliz döneminde matbaaların yaptıkları ürünler, adada bilgi akışını sürdürmede önemli bir rol oynamıştır.
Ne yazık ki, Kıbrıs’ın matbaacılık tarihini yansıtan ilk gazete olan “Saadet”in kopyaları günümüze ulaşmamıştır. Ancak bu gazetenin varlığını ve önemini gösteren kaynaklar mevcuttur. An, Kıbrıs Bibliyografyası’nda bu gazetenin yer aldığını belirtmektedir.
Son olarak, matbaa sahiplerinin aynı zamanda gazete başyazarı olmalarının da önemli bir etkisi bulunmaktadır. Ahmet An, matbaa sahiplerinin kendi fikirlerini yaymak için gazete kurmak adına yatırımlar yaptıklarını ve bu süreçte Rum matbaalarının da bazen işbirliği yaptığını vurgulamaktadır. Bu durum, Kıbrıslı Türklerin matbaacılık tarihinin çok yönlü bir dinamiğe sahip olduğunu göstermektedir.
Kaynak: www.yeniduzen.com







