Dışişleri eski bakanı Özdil Nami, Kıbrıs müzakerelerine dair önemli açıklamalarda bulundu. Philenews’ta yayımlanan bir makalede, yıllardır çözüme ulaşılmamasının nedenlerinden birinin müzakere yöntemlerindeki yetersizlikler olduğunu belirtti. Nami, “Asıl mesele yalnızca yeniden müzakere etmek değil, bunun yanı sıra farklı bir yaklaşımla müzakere etmektir” dedi.
Önemli Unsurlar ve Crans-Montana Süreci
Kıbrıs müzakerelerinin geleceği açısından belirleyici unsurlara da değinen Nami, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres’in Kıbrıs’a gerçekleştirdiği ziyaret sonrası gelen 5+1 toplantısı beklentilerini hatırlattı. Bu bağlamda, müzakere yönteminin, güven artırıcı önlemlerin geliştirilmesinin ve geçmişteki yakınlaşmaların yeniden gözden geçirilmesinin önemli olduğuna dikkat çekti. Nami, bu unsurların birbirleriyle sıkı bir bağlantı içinde olduğunu vurguladı.
Crans-Montana konferansından çıkartılması gereken dersler olduğunu belirten Nami, garantör ülkeler ve Avrupa Birliği’nin desteğine rağmen, bu sürecin başarısızlığa uğradığını söyledi. Aynı koşulları tekrarlamanın çözüme katkı sağlamayacağını dile getirdi.
Süreç Tasarımı ve Öneriler
Nami, müzakerelerin sadece tarafların siyasi görüşlerinden kiminin etkilenmediğini, sürecin tasarımının da eşit derecede önemli olduğunu ifade etti. Türkiye’nin iki devletli politikasından vazgeçmesinin, müzakerelerde ilerleme kaydedebileceği fikrine katılmadığını belirtti. Geçmişte tarafların daha yakın hedeflere sahip olduğu zamanlarda bile anlaşma sağlanamadığının altını çizdi.
Kıbrıslı Türk lider Tufan Erhürman’ın önerdiği “Dört Maddelik Öneri”nin müzakerelerin yeniden tasarlanması açısından kıymetli bir adım olduğunu söyleyen Nami, başarılı bir müzakere süreci için cevaplanması gereken üç kritik sorunun bulunması gerektiğini belirtti:
- Müzakerelerin takvimi nasıl olmalıdır?
- Tarafların uzlaşamadığı durumlarda tıkanıklıkları aşacak mekanizmalar nasıl oluşturulmalıdır?
- Son aşamada halka sadece tek bir plan sunmak yerine alternatif seçenekler nasıl sunulmalıdır?
Nami, yazısını “Eğer bir sonraki müzakere turu, daha önceki başarısız süreçlerden biri üzerinden gerçekleştirilirse, aynı sonuçları görmekten şaşırmamalıyız” uyarısıyla tamamladı. Bu durum, Kıbrıs’taki siyasi çözüm arayışlarının ne denli önemli ve karmaşık bir konu olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.
Kaynak: www.yeniduzen.com







