Kıbrıslı Türklerin “Lefkara Nakışı” adını, Kıbrıslı Rumların ise “Lefkaritika” olarak bildiği bu geleneksel el sanatı, köklerini 14. yüzyıla kadar uzanıyor. Bu özel sanat dalı, Kıbrıslı kadınların el emekleriyle şekillenen ve tarih boyunca kuşaktan kuşağa aktarılan bir kültürel miras olarak değerlendiriliyor. Konuyla ilgili olarak araştırmalar yapan Şenay Ekingen, bu geleneğin önemini ve geçmişini detaylı bir şekilde ele alıyor.
Gelişim Süreci ve Araştırmalar
Şenay Ekingen, Lefkara Nakışı üzerinde yaptığı araştırmalar sonucunda bir kitap yayımladı ve bu süreçte Gülgün Serdar’ın katkılarına vurgu yaptı. Serdar, Lefkara’nın tarihine dair birçok belgeye erişim sağlamış ve kitabın kalitesini artıran önemli bilgiler sunmuştur. Lefkara’nın köylerde ağızdan ağıza yayılan bir gelenek olduğunu belirten Ekingen, bu geleneğin 1900’lerin başına kadar yazılı kaynaklara yansımadığını ifade etti.
Kıbrıs ve Lefkara’nın Dantel Tarihi
Lefkara’nın nasıl ortaya çıktığı ve zamanla nasıl bir sanat formuna dönüştüğü konusunda iki ana teori bulunmaktadır. Birinci teoriye göre, Lefkara keten kullanılarak yapılan beyaz nakışlar, Kıbrıs’a gelen Venedik dantelinden etkilenmiştir. Venedik asilzadelerinin Kıbrıslı kadınlara bu dantel sanatını öğretmesiyle birlikte Lefkara’da bir dantel geleneği başlamıştır. Diğer bir söylenti ise, yerel halkın dantel sanatını gizlice öğrenip kendi geleneklerini bu sanatla birleştirmesi üzerinedir.
Ekingen, Lefkara’nın geçmişinde Leonardo da Vinci’nin de yer aldığını ve sanatçının Lefkara Nakışı’nı “Son Akşam Yemeği” tablosunda kullandığına dair rivayetlerin bulunduğunu dile getirdi. Bu durum, Lefkara Nakışı’nın dünya sanat tarihinde önemli bir yer edindiğini gösteriyor.
Lefkara’nın Ortak Değerleri ve Sosyal Yapısı
Lefkara Nakışı, bölgedeki kadınların ortak bir kültürel deneyim yaşamasına olanak tanımıştır. 1930-40’lı yıllarda Lefkara’da ve çevresindeki köylerde kadınlar bu el sanatını birlikte üretmeye teşvik edilmiştir. Ekingen, 1964 yılında Kıbrıslı Türklerin göç etmesinin ardından dahi bu geleneğin yaşatıldığını, Zalihe Hasan gibi kadınların göçmen olarak gittikleri yerlerde de Lefkara Nakışı’nı öğretmeye devam ettiğini ifade etti.
Bu gelenekte üretim süreci, yerel kontrol ve dayanışma ile yürütüldüğünden, Lefkara Nakışı sadece ekonomik bir değer olarak değil, aynı zamanda sosyal bir bağ kurma aracı olarak da önemli bir rol oynamaktadır. Lefkara, kadınların hem iş gücü hem de toplumsal dayanışma kapsamında nasıl bir araya geldiklerini gösteren bir örnek olmuştur.
Sonuç olarak, Lefkara Nakışı, sadece bir el sanatı olmanın ötesine geçerek, Kıbrıs’taki kültürel zenginliği ve kadınların geçmişteki rolünü de gözler önüne seriyor. Bu nedenle Lefkara Nakışı, hem Kıbrıslı Türkler hem de Kıbrıslı Rumlar için ortak bir değer ve güven arttırıcı bir unsur haline gelmiştir.
Kaynak: www.yeniduzen.com







