Son günlerde gündemden düşmeyen bir konu olan Cezaevi Tüzüğü’nde yapılan değişiklikler, hükümetin belli kişilere özel avantajlar sağlamaya çalıştığına dair tartışmalara yol açtı. Ulusal Birlik Partisi (UBP), Demokrat Parti (DP) ve Yeniden Doğuş Partisi (YDP) hükümetinin gerçekleştirdiği bu değişiklikle, cezaevi müdürüne verilen ceza indirim yetkisi önemli derecede genişletildi.
Cezaevi Müdürüne Verilen Yeni Yetkiler
Yeni düzenlemelere göre, cezaevi müdürü artık hükümlülerin cezalarının üçte birini iyi halleri ve çalışkanlıkları gerekçe göstererek bağışlayabilecek. Bu durum, 3 Ağustos itibarıyla tahliyelerin başlamasıyla birlikte uygulamaya girdi. Ancak, bu değişiklik aynı zamanda cezaevi yoğunluğunu azaltma amacı taşırken, bazı kesimler tarafından “belirli kişilere menfaat sağlamak” ve “seçim öncesi siyasi hesaplarla” ilişkilendirildi.
Düzenlemenin hemen ardından, 7 aydır boş olan Merkezi Cezaevi Müdürlüğü görevine Ahmet Tosun’un atanması da dikkat çekti. Cezaevi müdürü olarak atanan Tosun’un gelişinin, yapılan düzenlemeyle bir bağlantısı olup olmadığı ise kamuoyunda tartışma noktası haline geldi. Hukuk çevreleri, tek bir kişiye geniş bir takdir yetkisi verilmesinin, yargı bağımsızlığı açısından tehlikeli olabileceğine dikkat çekiyor.
Eleştiriler ve Tepkiler
Halkın Partisi (HP) Genel Başkanı Kudret Özersay, düzenlemenin amacının açıkça belirtilmesi gerektiğini vurguladı. Özersay, “İyi hal” ve “çalışkanlık” gibi kriterlerin keyfi yorumlamalar için bir bahane olabileceğini ifade ederek, bu durumun cezaevi müdürüne padişah konumuna dönüşme riski taşıdığını belirtti.
Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Ürün Solyalı da, yapılan değişikliğin kuvvetler ayrılığı ilkesini zedeleyebileceğine dikkat çekti. Bu durumun mahkeme kararlarının etkisini düşürebileceği ve yasallık eksikliği taşıdığı yönündeki eleştiriler, cezaevleriyle ilgili sendika olan KTAMS’ın Başkanı Güven Bengihan tarafından da dile getirildi. Bengihan, yapılan değişikliklerin politik amaçlar güttüğünü ve mahkumların seçim yatırımı olarak kullanıldığını ileri sürdü.
Eski Ombudsman Emine Dizdarlı da, cezaevi müdürü tarafından mahkeme kararlarının değiştirilmesinin sıkıntılı bir durum olduğuna dikkat çekti. Avukat Aslı Murat, tartışmaların sadece tahliyelerle sınırlı kalmaması gerektiğini, eşit uygulanabilir bir infaz sisteminin gerekliliğini vurgulayarak yeni infaz kurallarının belirlenmesi gerektiğini savundu.
Hükümetten tek açıklamayı yapan Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, eleştirileri yanıtlayarak cezaevi müdürüne yeni yetkilerin verilmediğini savundu. Arıklı, bu yetkilerin aslen 2005 yılından beri var olduğunu öne sürdü ve yapılan düzenlemenin yalnızca indirim süresiyle ilgili olduğunu belirtti.
Kaynak: www.yeniduzen.com







