Son dönemlerde Kıbrıs’ın kuzeyinde yaşanan göç, umut ve geleceğe dair kaygılarla dolu. Ünlü sokak sanatçısı Banksy’nin “Get out while you can” (Vaktin varken kaç/kurtul) eseri, adanın zor koşullarında yaşayanların ruh halini özetliyor. Birçok kişi, bu bozuk düzenin ağırlığı altında eziliyor ve umutlarını kaybediyor. Bu durum, umudun yitirildiği ve insanların geride bıraktığı bir hikayeye dönüşüyor.
32 yıllık yaşamımda, bu adadan göç etmeyi düşündüğüm pek çok an oldu. Ancak, bu düşünceler genelde kaygılarımın gölgesinde kaldı. Özlem korkusu, beni buraya bağlayan en güçlü hislerden biri. Sevdiklerimi ve onlarla yaşadığım anları geride bırakmak, benim için kabus gibi bir düşünce haline geldi. Ama şimdi, kaygıların ve yasakların arasında kaybolmuş bir duyguyla yaşıyorum.
Son zamanlarda pek çok tanıdığım, bu çıkmazdan kurtulmak için göç yolunu seçti. En yakın arkadaşım Hasan da bu duruma düşenlerden biri. Kıbrıs’ta hissettiği güvensizlik, göç etme kararını vermesine yol açtı. Yıllar içinde, adadaki hayatımızın ne kadar karmaşıklaştığını ve bunun getirdiği kaygıları, Hasan’la paylaşıyoruz. Önümüzdeki günlerde gidecek olan Umut da benzer bir karar aldı.
Adanın Mucizeleri ve Umut Arayışı
Umut, Kıbrıs’ın fonunda bir dövme sanatçısı ve bana göre, kişinin içsel yolculuğunu yansıtan birçok duygu taşıyor. Kendisiyle geçen Cuma akşamı bir araya geldik. Küçük bir rakı masası kurarak geçici de olsa keyifli anlar yaşadık ama konuşma anı geldiğinde, aklındaki dönüşümden bahsetti. “32 yaşımdayım ama hala doğru yolumu bulamadım; gittimçe daha fazla çatışmalar yaşayan bir dünyada kaybolup gidiyor gibiyim” dedi.
Umut’un bana yaptırdığı son dövme, Banksy’nin eserindeki fareyi taşıyor. Bu dövme, benim için yeniden hatırlanmam gereken bir mesajı içeriyor: Kaçış. Bu fikir, gitmek istediğimiz yerin mevcudu ve onun getirdiği birçok kaygı arasında sıkışıp kalmış bir hayatı simgeliyor. Bu yüzden, her bir cesur insanın kaçış hikayesi bizlere yeni bir umut sunuyor.
Düşünceler ve Hayallerin Peşinde
Umut, uzun bir süre dağlarda koşarak ve antrenman yaparak sağlıklı bir yaşam sürmeye çalışıyor ama bir Cuma akşamı geldiğinde içki içtiği anları sorgulamadan geçelim. Gece boyunca konuşurken, “Dağdaki bayrak kalktığı gün, bu kötü düzen de bitebilir; o zaman özgürleşebiliriz” ifadeleri, konunun derinliğini gözler önüne seriyor.
İşte Kıbrıs, umudun ve kaçışın topraklarına dönüşmüş durumda. Bugün artık burada yaşamak, birçoğumuz için zorlaştı; ağaçların anılarında özgürlük taşıyan kökler bulmanın hayalini kuruyoruz. Umut, günün birinde bu düzenin sona ereceğine dair bir özlem taşırken, doğal güzelliklerle dolu bir geleceğin gölgesinde kalan her bir bireyin tam olarak nerede durduğunu sorguluyoruz.
Şu an birçok insan, geçmişin hatıralarını geride bırakmayı ve yeni bir yaşam kurmayı umuyor. Ancak bu zorlu yolculuk, duygusal bir bedel ödemek anlamına geliyor. Üzerlerinde hala muhalefetlerin politik oyunu ile belirsizlik ve korku devam ediyor.
Sonuç olarak, bu adada yaşamak bir kayıptan ibaret gibi görünse de, her bir birey umudunu yitirmemeye çalışıyor. Belki de bu nedenle, Banksy’nin eserinde ifade edilen “Vaktin varken kaç” sözü, burada yaşayan birçok kişi için bir gerçek haline dönüşüyor.
Kaynak: www.yeniduzen.com







