Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Güven Yaratıcı Önlemler konusunda yaşanan isteksizliklerin, Kıbrıslı Türklerin görünmez kılınma çabalarının ve dolayısıyla izolasyonun kaldırılmasına yönelik engellerin, çözüm çabalarına zarar verdiğini belirtti.
Erhürman, bu tutumların Kıbrıslı Türkler ile Kıbrıslı Rumlar arasındaki ilişkileri pekiştirmediğini, aksine zedelediğini ifade etti. Yaptığı açıklamada, çözüm arayışlarının sadece ifadelerle değil, karşılıklı hakların kabulü ile yürütülmesi gerektiğine vurgu yaptı. Böylece ilişkilerin geliştirilmesi ve güven ortamının artırılmasının sağlanabileceğini dile getirdi.
Güven Yaratmanın Önemi
Erhürman, “Güven Yaratıcı (Artırıcı) Önlemler” teriminin Kıbrıs sorunuyla ilgili müzakerelerde sıkça kullanıldığına ve bu kavramın içeriğinde önemli bir strateji barındırdığına dikkat çekti. Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumlar arasında tarih boyunca oluşan güven meselelerinin çözümü için mevcut önlemlerin yanı sıra, olumsuz etkinliklerden uzak durulması gerektiğinin altını çizdi.
Kıbrıslı Türklerin, üzerlerindeki izolasyonun kaldırılması için uzun zamandır mücadele ettiği belirtildi. Bunun uluslararası topluma ve kuruluşa göre de meşru bir hak olduğu ifade edilirken, Kıbrıs Rum diplomasisinin, bu durumu olumsuz etkileyen bir kampanya yürüttüğü kaydedildi.
Daha önce yapılan açıklamaların, Kıbrıslı Türklerin izolasyonlarının kalkmasının çözüm isteklerini zayıflatacağı yönünde olduğunu belirten Erhürman, bunun aksine bu önlemlerin alınmasının, çözüm için gerekli adımları ya da cesur politikaları zorlaştıracağının altını çizdi.
Çözüm İradesi ve Eşitlik Vurgusu
Cumhurbaşkanı Erhürman, Kıbrıs Türk halkının çözüm iradesine sahip olduğunu vurgulayarak, güven artırıcı önlemlerin yetersiz kalması durumunda, Kıbrıslı Türklerin görmezden gelinmeye çalışıldığını savundu. Bu tutumların, Kıbrıslı Türkler ile Kıbrıslı Rumlar arasındaki ilişkilerin iyileşme adına zarar verdiği öne sürüldü.
Birleşmiş Milletler’in de Güven Artırıcı Önlemler konusunda önemli mesajlar verdiği hatırlatıldı. Sonuç olarak, çözüm arayışının, sadece çözüm istemekle değil, iki tarafın eşit haklara sahip olduğunun kabul edilmesiyle ileriye taşınabileceği ifade edildi. Kıbrıslı Türklerin, çocuklarının dünyadan izole edilmesine Acil anlamda karşı çıkacakları belirtilirken, bu konuda uluslararası toplumu bilgilendirme görevine de vurgu yapıldı.
Kaynak: www.diyaloggazetesi.com







