Türkiye’nin Somali’deki varlığı, tarihsel ve güncel stratejilerin birleştiği bir noktada şekillenmektedir. Geçmişte Osmanlı İmparatorluğu’nun uzandığı toprakların geri kazanılması anlamındaki projeler, günümüzde de benzer tarihsel bir bilinçle devam etmektedir. Somalililerin Türkiye ile kurduğu ilişkiler, siyasi ve maddi boyutlarıyla dikkat çekiyor.
Osmanlı İmparatorluğu, 1555 yılında Somali’nin bazı bölgelerini fethetmiş, bu süreçte Türkiye’nin bölgedeki etkisi uzun yıllar devam etmiştir. 361 yıl boyunca Osmanlı egemenliğinde kalan Somali, 1916 yılında iktidarı terk etti. Aynı dönemde, Kıbrıs da Osmanlı’nın kontrolü altında bulunuyordu ve bu iki toprak parçasının tarihsel bağı, günümüzde bilhassa geliştirilmek istenen ilişkilerin bir yansıması olarak okunabilir.
2011 yılında yaşanan kıtlık nedeniyle dönemin Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, Somali’ye önemli bir ziyaret gerçekleştirerek, 201 milyon ABD doları hibe desteği sundu. Bu ziyaretin ardından Türkiye, Mogadişu’da kapatılan büyükelçiliğini yeniden açtı ve Somali ile ilişkilerini resmen güçlendirdi. Somali’nin stratejik konumu, Kızıldeniz ve Hint Okyanusu’nun kesişim noktasında yer alması, Türkiye açısından kıymetli bir yatırım alanı haline gelmiştir.
Askeri İlişkiler ve Eğitim İşbirliği
Türkiye’nin Somali’deki askeri varlığı, TURKSOM Askeri Eğitim Üssü ile somutlaşmaktadır. 2017 yılında açılan bu üs, Somali ordusuna subay ve uzman er yetiştirmek için kurulmuştur. Türkiye ayrıca, Somali ordusunun piyade birimlerine çeşitli eğitimler de vermektedir. Bu üsse yapılan yatırımların değeri 50 milyon ABD dolarıdır ve Türkiye, burada 4 kilometrekarelik bir alan üzerinde faaliyet göstermektedir.
2026 yılında Somali Genelkurmay Başkanlığına atanan Genel İbrahim Muhammed Mahmud, Türkiye’de üst düzey askeri eğitim almış bir liderdir. Bu atama, Türkiye-Somali askeri işbirliğinin derinleştiğinin önemli bir göstergesi olarak değerlendirilmektedir. Somali’deki çeşitli askeri birlikler, Türkiye’de eğitim görmüş olup, Türkiye’de eğitim alan diğer askeri personel yetiştirilmeye devam etmektedir.
2024 yılında Türkiye ile Somali arasında imzalanan anlaşmaya göre, ortak deniz kuvvetleri oluşturulması planlanmıştır. Türkiye’nin, Somali’nin deniz yetki alanlarını kontrol etmesi, TCG Göksu gibi savaş gemilerinin bölgeye gönderilmesi konusunda önemli adımlar atılmıştır. Bu durum, Türkiye’nin deniz güvenliği açısından stratejik bir hamle olarak değerlendirilmektedir.
Ekonomik Faaliyetler ve Enerji Investigations
Türkiye, Somali’deki doğal kaynakların araştırılması için Çağrı Bey adlı derin deniz arama gemisini kullanmaya başlamıştır. Somalililerin, yer altındaki uranyum rezervleri ile ilgili yetkililerce ifade edilen rakamlar, Türkiye’nin enerji ve madencilik işbirlikleri bağlamında önemli bir verimlilik sunmaktadır. Somali topraklarında yer alan selüloz gibi değerli minerallerin, Türkiye’nin yararına çıkarılması için maden çalışmaları yapılmaktadır.
2025 yılında SOMTURK adıyla kurulan şirket, Türk balıkçılık sektörü için Somali’nin zengin balık rezervlerine erişim imkanı sunacaktır. Ancak bu alandan Türkiye’nin ne kadar gelir elde edeceği henüz netlik kazanmış değildir. Somali’nin başkenti Mogadişu’da, Türkiye’nin önemli liman projeleri de bulunmakta ve Türkiye tarafından işletecek olan yapılar, bölgedeki ekonomik büyümeye katkı sağlayacaktır.
Genel olarak Türkiye’nin Somali’deki varlığı, tarihsel geçmiş ile günümüzdeki stratejilerin birleşimindeki hikayeyi yansıtır. Askeri ve ekonomik alandaki gelişmeler, Türkiye’nin Somali ile olan ilişkilerinin ne kadar derinleştiğinin önemli bir göstergesidir.
Kaynak: www.yeniduzen.com

