Peyker Sarı’nın Hatıraları
Peyker Sarı, savaşın acımasız yüzünü 62 yıl sonra paylaştığı hikâyesinde, Kıbrıs tarihindeki çatışmaların masum insanları nasıl etkilediğini anlattı. Özellikle o gün yaşanan olaylar, pek çok insanın yaşamına mal olurken, Kıbrıs’taki insani değerlerin de yerinde durmadığını gösteriyor.
1964 yılında, Kıbrıs’ta her şeyin değiştiği bir dönemde, Peyker Sarı’nın hikâyesi dramatik bir kurtuluşla başlıyor. Maraş’ta çalıştığı NAAFI’de, bir Kıbrıslı Rum’un yardımıyla son anda bir katliamdan kurtulmuş. Bu olay, Peyker’in hayatındaki dönüm noktalarından biri olarak kaydediliyor.
Savaş Ortamında Hayatta Kalmak
Kıbrıs’ta yaşanan acımasız mücadele yıllarında, insanların etnik kimliklerinin ön plana çıktığı bir dönemde, bazıları cesaret ve insanlık göstererek hayat kurtarmayı başarmış. Peyker Sarı, NAAFI’de çalıştığı dönemde yaşadıklarını şöyle anlatıyor:
“Çalıştığım sırada dışarıdan gelen insanlar bizi çağırdılar. Bir müdürümüz, ‘Hüseyin arkanızdan gelir, beklemeyin!’ dedi. Bu talimat, onların hayatını kurtarmak için atılan önemli bir adımdı. Beklemediğimiz için biz de hareket ettik ve kaçmayı başardık.”
Savaşın getirdiği korku dolu anlarda, Peyker’in öne çıkan anı, hayatını kurtaran o Kıbrıslı Rum’un, Garayolli adında bir müdür olduğunu belirtiyor. Kendisi, bu insanın cesaretinin kendisi için ne denli önemli olduğunu vurguluyor.
Peyker’in hikâyesi, yalnızca kişisel bir kurtuluş öyküsü değil; aynı zamanda Kıbrıs’ta farklı etnik gruplar arasında var olan insanlık hali ve dayanışmayı da gözler önüne seriyor.
1974 yılında, Peyker’in eşiyle yaşadığı zor anları anlatırken, göçmenin getirdiği kaygıları ve belirsizlikleri dile getiriyor. İnsani değerlerin önemli olduğu her koşulda, o dönemdeki ilişkilerinin zamanla nasıl bozulduğuna da dikkat çekiyor. EOKA döneminin etkisi, toplumları birbirlerine düşman etme yolunda önemli bir rol oynamış.
Peyker Sarı’nın hikâyesi, Kıbrıs’ta savaş döneminin getirdiği zorlukları çarpıcı bir şekilde ve insanlık perspektifiyle ortaya koyuyor. Dönemin tahrip edici etkilerine karşın, insani bağların ve karşılıklı yardımlaşmanın unutulmaması gerektiği mesajını iletiyor.
Bu yazı dizisinde, benzer hikâyeleri paylaşarak, hem geçmişi anlamamıza hem de toplumların barış içerisinde nasıl bir arada yaşayabileceğini görmemize yardımcı olmayı hedefliyoruz.
Kaynak: www.yeniduzen.com







