Güney Kıbrıs’ta yayımlanan Alithia gazetesi, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis’in Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’in görev süresi sona ermeden Kıbrıs sorununda sağlanan gelişmelere kayıtsız kaldığını vurguladı. Gazete, Hristodulidis’in bu durumu nedeniyle zamanın etkin bir şekilde kullanılmadığına dikkat çekti.
Alithia, haberinde Hristodulidis’in, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs’a yönelik doğrudan bir müdahalelerde bulunmasına sebep olan belirsizliklere yer verdi. Gazete, benzer bir durumun daha önce Ban Ki Moon döneminde Mont Pelerin süreci ile yaşandığını hatırlatarak, Crans Montana müzakerelerini de gündeme getirdi.
Antonio Guterres’in görev süresinin sona ermesine yaklaşırken, Crans Montana’da kalan sürecin tamamlanmasına yönelik çabalar sarf ettiğini belirten gazete, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın seçilmesinin ardından iki taraf arasında diyalogun önemli ölçüde yavaşladığını ifade etti.
Gazete, Genel Sekreter’in Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin’in şubat ayında sürecin dağılma riskiyle karşılaşması üzerine iki tarafa Guterres’in son çabasına hazırlanma fırsatı sağlamak için durakladığını hatırlattı. Hristodulidis’in ise Holguin ile anlaşmazlığa girmekten çekinmediği ve Güney Kıbrıs’ın AB dönem başkanlığını göz önünde bulundurarak ilk görüşmelerin yapılması gerekliliğini “komik” olarak nitelendirdiği ifade edildi.
Temmuz ayında Guterres’in Ada’yı ziyaretinde yeni bir 5+1 formatında görüşme düzenleme koşullarının ortaya konduğuna da dikkat çekildi. Bu şartlar arasında genel seçimlerin tamamlanması ve yeni geçiş noktalarının açılması gibi unsurlar yer aldı. Guterres, sürecin hızlandırılması için zaman kaybını önlemesi gerektiğini belirtti.
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın hızlandırma koşullarına derhal yanıt verdiği, ancak Hristodulidis’in zamanında karşılık vermediği kaydedildi. Erhürman, Guterres’in Ada’dan ayrılmasından kısa bir süre sonra Hristodulidis ile haftada en az bir kez görüşme önerisinde bulundu, ancak Hristodulidis ilk randevuyu 26 Ağustos’a verdi.
İkinci görüşme tarihi henüz belirlenmemişken, Hristodulidis’in Guterres’in sona eren dört aylık süresini kaybettiği belirtildi. Hristodulidis’in, GYÖ’lerin şart olmadığında ısrarla durmasından dolayı Guterres, Holguin ve Erhürman’ın güven artırıcı önlemlerle ilgili çabalarını zorlaştırdığı ifade edildi.
Sonuç olarak, Hristodulidis’in mevcut tavrı, Kıbrıs sorunundaki gelişmeleri olumsuz etkilerken, Erhürman’ın çok daha yapıcı bir yaklaşım sergilediği gözlemleniyor. Holguin, bu durumu açıklığa kavuşturmak amacıyla Kıbrıs Türk ve Rum medyasına ayrı söyleşiler vermek zorunda kaldı; Hristodulidis’in tavrını eleştirerek, sürecin duraksamasının önlenmesi gerektiğini vurguladı.
Kaynak: www.diyaloggazetesi.com







