Tuğba Özer, bir yıl önce başladığı köşe yazarlığı serüvenini hatırlatarak yine Yenidüzen gazetesinin sayfalarında okurlarıyla buluştu. İlk yazısının başlığının “Hayat Hep Bir Şeyleri Beklerken Geçiyor” olduğunu belirten Özer, kalemiyle girdiği bu yolculuğun kendisine yeni kapılar açtığını söylüyor. Yazarlık kariyerine adım attığı gün, çocukluğundan beri süren yazma aşkının bir sonucuydu.
Yenidüzen Gazetesi’nin Genel Yayın Yönetmeni Mert Özdağ’ın kendisine destek olduğunu ifade eden Özer, her Perşembe yazı gönderirken haber müdürü Serap Şahin’in emeğine ve sabrına teşekkür etti. Yazmaya başlamakla birlikte birbirinden farklı duyguları keşfettiğini dile getiren Özer, her yazısında kendisinin yeni bir yönüyle yüzleştiğini hissediyor.
Yazdığı satırlarda, geçmişin yüklerini taşırken geleceğe dair umutlarını da beslediğini aktaran yazar, kaleminin onun için en büyük destekleyici olduğunu belirtiyor. Yazarken hissettiği derin duyguları okurlarıyla paylaşabilmenin kendisine mutluluk verdiğini ifade ederken, bunun çok değerli bir deneyim olduğunu vurguluyor.
İçsel Yolculuk ve Hayaller
Özer, yıllardır içinde barındırdığı şiir kitabı hayalinin hala canlı olduğunu ve bu hayalin bir gün gerçekleşebileceğine inandığını söylüyor. Kalemiyle birlikte yazmasını sağlayan olayları aktarırken, yazmanın duygusal olarak onu nasıl iyileştirdiğini anlatıyor. Geçmişinde kaydedilmiş anıların, yazdığı şiirlerdeki kelimelerle yeniden hayat bulma umudunu taşıyor.
Yazdığı her satırın ona yeni bir şey öğrettiğini düşünen Özer, bu deneyimlerin onu daha da derin bir yazar haline getirdiğini vurguluyor. Hatalarından ötürü kendini eleştirmenin yerine, geçmişten ders çıkartmayı seçtiğini belirtiyor. Geçmişiyle barışık olmanın sürecin önemli bir parçası olduğunu dile getiriyor.
Bir yılın ardından, “Daha yolun başındayım ama iyi ki başlamışım” ifadesiyle, bu süre zarfında elde ettiği kazanımları kutluyor. Kendine karşı bir özsaygı geliştirdiğini belirten Özer, yaşamında geç kalmış gibi hissettiği anların, aslında kendi potansiyelini keşfetmesi için gerekli olduğunu hatırlatıyor.
Umutsuzluğa Yer Yok
Zamanın geçtikçe insanın geçmişten pek çok şey öğrendiğini ifade eden Özer, “Keşke” yerine “İyi ki” demeyi öğrendiğini ve artık geçmişiyle barışık bir şekilde geleceğine odaklandığını söylüyor. Hayatın zorlukları karşısında kendini bir kırılmış dal gibi hissettiğinde bile umudunu kaybetmemesi gerektiğini aktarıyor. Her mevsim yeni bir başlangıç olabileceğini ve her düşüşün, yeniden kalkış için bir fırsat sunduğunu belirtiyor.
Bugünkü yazısı ile çocukluğundan beri hissettiği kalemin hayatındaki yerinin altını çizen Özer, bu yolculuğunda yaşadığı tüm deneyimlerin bir bütün olduğuna dikkat çekiyor. Her sayfada bir hayat, bir anı yazmakta olduğunu ve daha keşfedilecek çok şeyi bulunduğunu hissederek, kalemiyle gelecekteki yolculuğuna devam edeceğini vurguluyor.
Kaynak: www.yeniduzen.com

