Eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, “örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme” ve “suçluyu kayırma” gibi suçlamalarla yürütülen bir soruşturma kapsamında yurt dışına çıkış yasağı ile serbest bırakıldı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, yapılan ifadeler sonrası Şahin’in TCK 220/7 ve TCK 283/1 kısıtlamaları çerçevesinde adli kontrol altına alınmasını talep etti. Şahin, nöbetçi sulh ceza hakimliği tarafından yurt dışına çıkışı yasaklandı. Avukatlarının bu karar hakkında itirazda bulunacağı öğrenildi.
Soruşturmanın Odağı Araçlar
Soruşturmanın önemli bir kısmı, Şahin adına tahsis edilen araçların kimler tarafından kullanıldığı ve bu araçların hangi amaçlarla kullanıldığı etrafında yoğunlaşıyor. Savcılık, Şahin’e ait olan 34 SL 313 plakalı Volvo S90 ve diğer plakalı araçlar hakkında birçok soru yöneltti. Dosyaya göre, firari şüpheliler Hilmi Tuna Kuriş ile Erhan Yılmaz, 21 Ağustos 2026 tarihinde Muğla’da yakalandılar.
34 SL 313 plakalı Volvo, Mehmet Özmen tarafından kullanılmıştı. Bu araç, Özmen’in sahibi olduğu bir şirket adına kayıtlı bulunuyordu. Plakanın, 17 Aralık 2025 ile 17 Aralık 2030 tarihleri arasında Şahin’e tahsis edildiği belirtiliyor. Şahin, aracı 25 Aralık 2025’te kiraladığını ve yıllık kira bedelinin bin lira olduğunu ifade etti. Ancak avukatı, bu miktarın sembolik bir rakam olduğunu savundu.
Belarus Bağlantısı ve Çelişkili İfadeler
Savcılık, Şahin’e ait Audi Q7’lerin Belarus’tan gelen şahıslar tarafından kullanılmasıyla ilgili de soru sordu. Şahin, 34 EMT 156 plakalı Audi Q7’nin bu kişiler tarafından kullanıldığını doğruladı ve aracın Bodrum’daki kaza sonrası başka bir araç temin edildiğini belirtti. Kullanım süreçlerinin, eski danışmanı Ömür Yücel tarafından yürütüldüğünü ifade etti.
Ancak, Yücel’in verdiği ifadeler ile Şahin’in ifadeleri arasında önemli farklar olduğu gözlemlendi. Yücel, Belarus’taki Türk Konsolosluğu ile vize işlemlerinin Şahin’in bilgisi dahilinde yapıldığını öne sürdü. Şahin ise bu iddiaları red ederek bu işlemlerden ilk kez ifade sırasında haberdar olduğunu belirtti. Ayrıca, Yücel’in “Alex” olarak bilinen Süleyman Hilmi Kalcı ile iletişime geçtiğini ve aracın izinsiz kullanılması için talimat verildiğine dair ifadeler de dikkat çekti.
Savcılık, 2011 yılında İstanbul Muhabere Elektronik Şube Müdürlüğüne yapılan ve Kalcı’nın fuhuş organizasyonu yaptığına dair ihbari de gündeme getirdi. Şahin, o zaman İçişleri Bakanı olduğunu ve bu tür iddialara dair herhangi bir bilgi veya duyumunun bulunmadığı açıklamasında bulundu. Ancak, Kalcı, Mehmet Özmen ve Nevzat Büküm’ü tanıdığını ifade etti.
Kaynak: www.diyaloggazetesi.com







